Bu Sayfada ;

  •  Tesbihin, kainat boyutunda ne anlama geldiği konusu ele alınmaktadır.

Varlıkların Allah'ı Tesbihi

Göklerde ve yerde bulunanların hepsi, mülkün sahibi, mukaddes, aziz ve hakim olan Allah’ı tespih eder. Cum’a 1

Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah’ı tespih eder. O, azizdir, hakimdir. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Yaşatan, öldüren O’dur. O, her şeye gücü yetendir. O, ilktir, sondur, görünendir, görünmeyendir. O, her şeyi bilendir.  Hadid 1-3

Madde ve Enerji

Madde ve enerji, birbirine dönüşebilen iki temel kavramdır. Madde, enerjinin yoğunlaşmış halidir, dolayısıyla tümüyle enerjidir. Maddeyi herhangi bir sistem açısından incelersek, maddenin iki bileşeni vardır :

  • Öz     : Sistem açısından faydalı olan ve enerjiye dönüştürülebilen kısım.

  • Posa : Sisteme herhangi bir faydası olmayan, sistemin kullanamadığı ve sistem dışına atılan kısım.

Enerji verecek olan kısma genel anlamda öz, dışarı atılacak olan kısma da posa diyoruz. Bu açıdan bakıldığında, madde veya enerji kaynağı, öz ve posanın birleşimidir.

Örnek :

  • Dünya, güneşten gelen ışınları özümseyerek faydalı olanı içeriye alır. Zararlı ultraviyole ışınları ise dışarıda bırakır.

  • Işık elde etmek için üretilen ampul, elektriği kullanırken, onu tamamen ışığa dönüştürmez. Bir kısmı da ısı olarak kullanılmayan enerji şeklinde dışarı atılır.

  • Yerdeki su buharlaşırken, sadece saf su olarak buharlaşır ve gökyüzüne yükselir, içindeki eriyik maddeler ise yerde kalır. Yani, öz göğe yükselirken, posa kısım yerde bırakılır.

Bu örnekler, madde ve enerjinin dönüşümünü ve sistemlerin seçici özümseme süreçlerini göstermektedir. Evrendeki her varlık, bu prensibi takip ederek varlığını sürdürür ve işlevini yerine getirir.

Bu bakış açısıyla, doğadaki tüm varlıklar, tüm maddeler, belli amaçlar için üretilmiş sistemlerdir. Sistemlerin genel olarak amacı, öz ve posanın ayrıştırılmasıdır. Dolayısıyla, yaratılmış her varlık istisnasız, özümseme sürecini yerine getirerek öz ve posayı ayrıştırmaktadır. Bu yaklaşımla, madde ve enerji yönetimi açısından öz ve posanın ayırt edilmesi, yaşam döngüsünün ve kainatın işleyişinin temelini oluşturur.

Bu durumda, bir maddeyi veya bir enerji kaynağını şöyle formüle edebiliriz:

Madde = Enerji Kaynağı = ÖZ + POSA

Elma: Ağaç sistemi tarafından, üst sistemin kendisine sunduğu kaynaklar özümsenerek, başka sistemlere enerji kaynağı olarak üretilir. Canlılar için besin kaynağı, toprak için gübre ve dünya için çoğalmayı sağlayan tohum olarak farklı sistemlere fayda sağlar. Genelde ise, barındırdığı atomlar açısından tümüyle enerjidir.

  • Canlılar İçin Besin: Canlılar tarafından tüketilir ve özümsenir. Tüketildikten sonra, özümsenen kısım enerji olarak kullanılır, kalan posa toprağa döner.

  • Toprak İçin Gübre: Elmanın çürüyen parçaları, toprağa geri dönerek gübre görevi görür. Bu süreçte birçok organizma elmanın parçalarını ayrıştırır, özümser. Kullanılmayan kısım toprağa geri kazandırılır.

  • Dünya İçin Tohum: Elmanın içindeki tohumlar, yeni ağaçların büyümesini sağlar. Tohum, dünya veya doğa açısından özdür.

 

Sonuç olarak, elma çeşitli sistemler açısından öz ve posa barındırırken, en nihayetinde, kendisini oluşturan atomlar bazında tümüyle enerjidir.

Göklerde ve yerde ne varsa O’ndan ister. O, her an yaratma halindedir. Rahman 29

Enerji, vardan yok, yoktan var olmaz. Dönüşür.

  • Enerji, maddenin tüm formlarında mevcuttur.

  • Enerjiyi kullanılabilir hale getirmek için kaynağın işlenmesi gerekir.
  • Her sistem, bir tür enerjiyi başka bir türe dönüştürmek üzere tasarlanmıştır.
  • Enerji ya da enerji kaynağı olmadan çalışabilen sistem yoktur.
  • İki tür sistem vardır: 1. Açık sistemler    :  Çevreyle hem madde hem enerji alışverişi yapar.                                       2. Kapalı sistemler :  Sadece enerji alışverişi yapar.

Özümseme süreci, bir sistemin dışarıdan aldığı kaynağı, kendi yapısına ve ihtiyaçlarına uygun hale getirerek değerlendirmesi ve kullanmasıdır. 

               Özümseme süreci üç aşamadan ibarettir :

               1- Başlangıç: Sistem, dışarıdan aldığı ham kaynağı, kendi iç yapısına ve işleyişine uygun hale getirirerek hazırlar. Amaç, kaynağı sistemin özümseyebileceği bir forma sokmaktır.

               2- Özümseme: Hazırlanan kaynak, sistem tarafından analiz edilerek ikiye ayrılır:

  • Öz: Sistemin doğrudan kullanabileceği, enerji veya yapı taşı niteliğindeki değerli kısım.

  • Posa: Sistemin doğrudan kullanamadığı, atık olarak nitelendirilen kısım.

               3- Bitiş: Öz olarak ayrıştırılan kısım, sistemin ihtiyaç duyduğu enerji veya yapı taşlarına dönüştürülerek kullanılır. Posa ise sistem dışına atılır.

Özün Arınması ve Yüceltilmesi: Kusursuzluğa Giden Yol

Her varlık, içinde öz ve posa barındırır. Bu varlığın kullanılabilmesi için, içindeki öz, posadan ayrıştırılmalıdır. Kaynağın özünü posadan ayrıştırma işlemi, bir anlamda sistemin kusurlu parçalarını ayırma işlemidir. Bu ayrıştırma yoluyla, sistemler kazandıkları kusurlarını ve eksikliklerini gidererek özlerine ulaşırlar.Özümseme süreci, kaynağın özünün posasından ayrılması, böylece kusurlu parçaların kaynaktan ayıklanması ve saf öze ve kusursuz enerjiye ulaşılmasıdır.

Arınma ve Yüceltme

Özümseme, aynı zamanda posalardan, arınma sürecidir. Sistem, kaynağın içindeki özü kusurlarından arındırarak onu daha saf ve arı bir hale getirir. Bu, tıpkı kirli suyun arıtılarak saf ve temiz bir hale getirilmesi gibidir.

Kusursuzluğa Ulaşma

Özümseme sürecinin nihai amacı, kusursuz enerjiye ulaşmaktır. Sistem, kaynakla beraber, hem öz, hem de kusurlu birimlere sahip olmuştur. Yaşayan kirlenir misali. Sistem, özünü tüm kusurlarından arındırarak en saf ve arı haline ulaşır. 

 

Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Bütün işler Allah’a döndürülecektir. Hadid 5

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. O her şeye kadirdir. Teğabun 1

Tesbîh, terim olarak Cenâb-ı Hakk’ı ulûhiyyetle bağdaşmayan her türlü eksiklik ve noksanlıktan tenzih etmeyi (Kusur ve ayıplardan uzaklaştırmayı)  ifade eder. (TDV)

Sonuç

  • Enerji, sonsuz bir döngü içinde hareket eder; Allah'tan gelir ve ona döner.
  • Enerji, kendine özgü biçimiyle mevcuttur ve yaratılmış olanlar tarafından doğrudan algılanamaz; bu algı, ancak belirli koşullar ve sistemler aracılığıyla gerçekleşir.
  • Yokluk anında -henüz hiçbir şey yokken-, algının mümkün olabilmesi için, enerji ile birlikte işlev gören bir sistem ve bu sisteme muhatap olan kaynaklar oluşturulur.
  • Bu sistem ve kaynaklar, yokluktan varlık kazanan unsurlardır.
  • Sistem ve bu sistemin kaynakları, birbiriyle uyumlu bir biçimde yaratılır ve birbirlerine göre varlık vasfı kazanırlar.
  • Varlık vasfı kazanan her şey, enerjinin farklı tezahürlerinin birleşimiyle meydana gelmiştir.
  • Bunu doğadan bir örnekle açıklayalım. Gökyüzündeki su buharı, saf sudur, arı halindedir. Formu değişip, katı hale dönüştüğünde, yerçekimine maruz kalır ve su damlacığı olarak yere düşer. Yeryüzünde başka maddelerle karışır ve kirlenir. Gökyüzüne taşıdığı kirlerle, posalarla birlikte yükselemez. Bütün kirlerinden arınır ve saf su buharı halinde tekrar gökyüzüne yükselir. Arınan yükselir, yücelir. Evrenin her parçası, bu ilahi döngüye uyar ve Allah'a ait olanı yüceltir.
  • Kur'an-ı Kerim'de bu döngüsel süreç, tesbih olarak adlandırılır. Bu varlıkların Allah’ı tesbihidir.

Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes, O’nu tespih eder. O’nu övgü ile tespih etmeyen hiçbir şey yoktur.  Ne var ki siz, onların tespihini anlamazsınız. O, çok yumuşak ve bağışlayıcıdır. İsra 44

Gerçekten biz bu Kur’an’da her türlü örneği sayıp dökmüşüzdür. Fakat insanoğlu tartışmaya her şeyden çok düşkündür.  Kehf 54